Amedspor maçı sonrası Okan Buruk için olay öneri! Spor yazarları Galatasaray için ne dedi?
Trendyol Süper Lig’in 11. haftasında Galatasaray sahasında Amedspor’u 4-3 mağlup etti. Spor yazarları, Galatasaray-Amedspor maçı için ne dedi?
Spor yazarları, Galatasaray’ın sahasında Amedspor’u 4-3 mağlup ettiği maçı kaleme aldı. Okan Buruk için müsabaka sonrası çok konuşulacak bir öneri geldi. Detaylar haberimizde…
Osman Şenher: “Galatasaray başka seviyede” | Kolay değil, iki Şampiyonlar Ligi, iki de Süper Lig’de dört tane zorlu maç oynuyor ve hepsini kazanıyorsun. Oynadığın futbol ise üst seviyede. Dün geceki rakip Amed Sportif Faaliyetler. Bu ligin ikincisi olan ekip. Taş gibi bir takım. Sıralamada bulundukları yer kesinlikle tesadüf değil.
Sen bu maçta da, rezalet bir zeminde 3-0 öne geçiyorsun. İkinci yarı yorgunluk başlayınca da, abuk sabuk goller yiyorsun. Önemli olan kazanıp üç puan almak. Bunu yapabiliyorsun, o zaman başarılısın. Okan Hoca’yı da, futbolcuları da alkışlamak lazım.
Sahadaki futbola bakıyorsun, Galatasaray bir bütün olmuş. Yardımlaşma, futbolcuların birbirinin kademesine girmesi, bunlar hep Süper Lig üstü görüntüler. Kabul eden eder, etmeyen etmez. Osimhen gibi bir golcün dün maç gününde ameliyat oldu, sen buna rağmen çıkıp 4 gol atabiliyorsan, buna saygı duymak lazım.
Batrakov 2 golde de var. Ama yorgun olduğu her halinden belli. Yine faydalı işler yaptı. Ama Stuttgart maçındaki gibi değildi. Leao oynamak istiyor, tekniği mükemmel bir futbolcu, iyi şutlar çekiyor, rakibini yürür gibi geçiyor, dün gece bir de gol attı, sonrasında da bir topuk pası verdi sakatlandı. Bana göre bu da zeminden kaynaklandı.
Lemina, Torreira her zamanki gibi… Hele dün gece Amed karşısında çok koştular. Ama üst üste maçlar onları da sarsıyor. İlk 45 dakikaya sözüm yok ama ikinci yarı tempoları aşağı inip hata yapıyorlar. Osimhen ne kadar önemli bir futbolcuysa Abdülkerim de aynı önemde. Deneyimli stoperin oynamadığı günlerde, sarı-kırmızılılar oyun kurmakta zorlanıyor.
Sonuçta milli araya girerken, lig ikincisini yenip liderliğini devam ettirmek, çok büyük başarı. (MİLLİYET)
Güntekin Onay: “Cimbom kazanma alışkanlığı ve arzusu ile” | Milli ara öncesinde Amedspor gibi güçlü bir rakip karşısında kazanıp zirvede puan kaybetmeden kalmak Galatasaray için adeta bir doping oldu.
Galatasaray, Victor Osimhen’in yokluğunda ligin en golcü takımı Amedspor’u yenerken özellikle ikinci yarıda çok bocalasa da değerli bir 3 puanı cebine koydu. Amedspor çok yetekli bir hücum hattına sahip. Özellikle de Dia Saba ve Gift Orban her an skoru değiştirebilecek özelliklere sahipler. Yoğun maç takviminde yorgun Galatasaray için bu maçta erken golü bulmak önemliydi. Nitekim öyle oldu. Lucas Torreira’nın ön alan baskısıyla kazandığı top ve Rafael Leao’ya verdiği mükemmel pas henüz 7’inci dakikada maçı 1-0’a getirdi. 1-0’ın ardından topun arkasına geçen Galatasaray, aradığı geçiş fırsatını Amedspor’u 4’e 1 yakaladığı pozisyonda buldu ancak golle sonuçlandıramadı.
DIAGNE ÇIKINCA AMEDSPOR HIZLANDI
Batrakov’un ilk yarının sonunda ortaya çevirdiği topu kaleci Alban Lafont, içeri tokatlayınca da ev sanibi Galatasaray soyunma odasına 2 farkla önde gitti.
İkinci yarıda Amedspor Teknik Direktörü Besnik Hasi, hiç 11’de başlatmadığı, hamle oyuncusu olarak kullandığı, artık iyice hantallaşmış olan Mbaye Diagne’yi çıkartıp hem kendi oyun düzenine döndü hem de takımının hızını artırdı. Ancak 3-0’dan sonra Galatasaray gibi bir deplasmanda birçok takım havlu atar.
ALTIN DEĞERİNDE 3 PUAN
Dia Saba ve Gift Orban’ın golleriyle 3-2’ye getirip umutlansa da oyuna girip hareketlilik katan Gabriel Sara’nın şık ortasında Barış Alper Yılmaz kafa golüyle maçın fişini çekti.
Victor Osimhen gibi bir süper yıldız yokken, bu sıkışık maç takviminde Amedspor’dan evinde 3 gol yemesine rağmen Galatasaray’ın kazanması sarı kırmızılılar açısından altın değerinde.
Milli ara öncesinde böylesine güçlü bir rakip karşısında kazanıp zirvede puan kaybetmeden kalmak Galatasaray için adeta bir doping oldu. (HÜRRİYET)
Levent Tüzemen: “Zor virajı döndü” | Galatasaray ikinci yarıda sürpriz bir şekilde 3-0 öndeyken art arda 2 gol yiyerek kâbus gördüğü gecede mutluluğu Barış’ın golüyle buldu. Amed’i küçümsemiyorum ama Galatasaray gibi Devler Ligi’nde oynayan bir takım, 3-0’dan skoru 3-2’ye getirmemeli. Dia Saba’nın attığı müthiş frikiği öncesi Torreira’nın, rakibine bir faulü yoktu. Ama Halil Umut Meler yarattı. Orban’ın muhteşem kafa golünde Eren’in ofsaytı bozması büyük hataydı. 3-0’a kadar Osimhensiz Galatasaray, oyunun ve pozisyonların hakimiydi. 7’nci dakikada Torreira’nın kapıp pasa dönüştürdüğü topa Leao’nun önce yaptığı kontrol sonra da vuruşu mükemmeldi. Rus prensi Batrakov’un kaleci Lafont’u kontrpiyede bırakan vuruşunun gol olması rahat bir nefes aldırdı. İkinci yarı yine Batrakov’un vuruşuyla skor 3-0 ‘a gelince tribünler maç bitti havasıyla eğlenmeye başlamıştı ki Dia Saba ve Orban’ın golleri bir anda tansiyonları yükseltti.
İkinci yarıdaki etkisiz oyunun baş nedeni Deniz Gül’ün santrforda başlamasıydı. Çünkü Okan hoca doğru bir 11 ile sahaya çıkmış, kanatlara Yunus ve Leao’yu koymuştu. Forvet arkasında da yine Batrakov görev yapacaktı. Bu düzen 3-0’a kadar işledi. Maalesef Okan hoca skorun rahatlığıyla bir de mili takımı düşünerek Deniz’i oyuna aldı. Bu Galatasaray’ın balansını bozdu. Deniz’in ön tarafta ağır kalışı, Barış kadar hareketli olmaması, rakip defansı rahatsız etmemesi Amed’in savunmadan daha kolay öne çıkmasını sağladı.
Galatasaray’ın cesur yürekli çalışkanı Barış, Sara’nın ortasında attığı müthiş kafa golüyle takımı rahatlattı. Sonuçta Galatasaray, Beşiktaş deplasmanı hariç kendini takip eden bütün rakipleriyle oynamış oldu. (SABAH)
Uğur Meleke: “Torreira-Batrakov izlerken gelen Okan-Emre-Suat hissi” | Dün akşam Rams Park’a çıkarken Galatasaray’ın maç başına 2,5, Amed’in de 2,3 puan ortalaması vardı. 2,5 puan ortalama sizi 100 sezonun 90’ında, 2,3 de sekseninde şampiyon yapar. Sıkı bir mücadele olacağı belliydi yani daha santra yapılmadan.
İki hoca da iki kritik eksiği sebebiyle ana ayarlarının dışına çıkmak zorunda kaldılar dün: Okan Buruk, Osimhen’in yokluğunda Barış Alper’i en uca koydu, Leao’yu solda değerlendirdi. Leao sakatlanıp çıkınca Deniz en uçta, Barış solda görev aldı bu kez.
Besnik Hasi ise biraz daha fazla kurcaladı takımının alışılmış ayarlarını. Ballet’nin yokluğunda 4-3-1-2’ye döndü, Saba’nın önünde çift santrfor Orban-Diagne ile başladı. Ki bence işlemedi bu model. Özellikle Orban’ı ilk devrede Davinson çok iyi savundu. Diagne çok hareketsiz kaldı. Ve 45 dakika boyunca alışılmışın dışında yavaş bir Amed izledik.
Besnik Hasi ikinci devrenin başında doğal ayarlarına, 4-2-3-1’e döndü. Sol açığa Sor, sağ açığa Krasniqi geçti. Topu daha iyi dolaştıran, daha hızlı çıkan bilindik görünümüne kavuştu Diyarbakır ekibi. Saba merkezde özgürleşti, süper bir frikik golü attı. Yira Sor sol kanada hareket getirdi. Ancak ikinci yarıdaki olumlu çabaları yetmedi İstanbul’dan puan çıkarmaya.
BİR AYDA 8 MAÇ 7 GALİBİYET
Galatasaray son bir ayda 8 sert maç oynadı, Barcelona dışında yedisini kazandı. Milli araya ligde lider, Şampiyonlar Ligi’nde de ilk 24 için çok avantajlı konumda giriyorlar.
Sadece dün gece özelinde değil, bu bir ayın bütününde Batrakov ve Torreira’nın performanslarıyla öne çıktıklarını söylersek herhalde kimseye haksızlık etmiş olmayız. Zaman zaman Galatasaray orta sahasındaki kısaların, Torreira, Batrakov ve Yunus’un hem defansif çabalarını, hem de çabukluklarını görünce aklıma ister istemez 90’ların sonundaki Okan-Emre-Suat üçlüsü geliyor.
Futbolun her geçen gün atletikleştiği, fizikselleştiği bir çağda, herkes uzun oyuncu-duran top hesabı yaparken Galatasaray’ın bu kısa-çabuk grubu özellikle teknik olarak fark yaratıyorlar. (HÜRRİYET)
Bülent Timurlenk: “Batrakov ile çok konforlu” | Stuttgart ile oynanan maçtaki yoğunluğu Galatasaray’ın Süper Lig’de test edebileceği maç sayısı bir elin parmakları kadar. Evet, o elin parmaklarından birisi de ligin en fazla gol atan, ceza sahası dışından da en fazla gol bulan ve geçiş hücumları ile atletik bir kadro ile sarı-kırmızılı takımın ezeli rakiplerini puan tablosunda sollamış olan Amed. Okan Buruk ve öğrencilerinin işi iki kez zordu. 1- Amed’i mağlup etmek, 2- Bu berbat zemini takımın huzuruna sunan, 4 duvar arasında küfürleşen yönetimini devirmek. Osimhen’in yokluğunda Barış öndeyken Leao’nun liderliğinde erken golü bulan Galatasaray, rakibe geçiş fırsatı da vermezken devreye Batrakov’un orta golüyle konforlu gitti. İkinci yarının kırılma noktası, Leao’nun sakatlığı ve Amed’in hocası Besnik Hasi’nin yaptığı değişikliklerdir. 3-0, üç puanı almak için çokça garanti tabeladır. Ama Okan Buruk’un da geçmişinde 3-0’lardan 3-3’ler var. Amed kısa sürede iki gol bulunca doğrusu sallandı Galatasaray. Torreira muhteşem oynamış ve tükenmiş, Yunus da pilini tüketmişti. Bundan sonrası kulübeden gelenlerin takıma ne katkı vereceğiydi. Sara’nın ortası, Barış’ın kafası farkı ikiye çıkarmasa Galatasaray, puan kaybı yaşayabilirdi. Amed neden liderin takipçisi olduğunu RAMS Park’ta üç gol atarak gösterdi. Futbolda az da görülse futbolcu- teknik adamlar vardır. Benim Galatasaray camiasına önerim ise Okan Buruk’un başkan&teknik direktör olarak yola devam etmesi. Böyle olursa en azından Okan Buruk, her hafta kendi yönetimini de mağlup etmek zorunda kalmaz. (SABAH)
Cem Dizdar: “Kolay kolay problem yaşamaz” | Klişedir ama kulağa iyi gelir; “Futbol enteresan bir oyundur!” Neden mi? Sık sık duyarız, ‘’Basit goller yedik’’ ifadesini… 45. dakikada 4’e 1 hücum edip ‘’basit bir golü atamayan’’ Galatasaray bir dakika sonra olmayacak pozisyonda Aleksey Batrakov’a yardım eden Alban Lafont’un yediği ‘’basit gol’’ sayesinde devreyi 2-0 önde kapadı örneğin! Oysa skordan bağımsız olarak ‘’İlk devre dengede geçti’’ bile denebilir. Kimi yorumcular bu devrede büyük etkiyi Lucas Torreira’nın gösterdiğini söylediyse de ben o kadar emin olamadım. Örneğin ilk golde Torreira’nın Leao’ya asisti şahaneydi elbette!.. Lakin Amed’ten David Bates’in bir stoperin karşıdan gelen tehdit içermeyen yüksek topu rakibine göndermesi de golde ihmal edilmemesi gereken önemli faktördür! O kafa vuruşunda Amed’in savunma dengesi darmadağın olmuştu… Beri yandan gün Batrakov’a yardım günüydü belli ki! Bir yardım da üçüncü golde aldı genç oyuncu Amed savunmasından!
Baskı sertleşince
Ağırlıklı olarak Dia Saba şutlarına bel bağlamış görünen Amed ise aradığını ancak maç 3-0 iken bulabildi. Ardından, Furkan Soyalp ortasında bu kez başta stoperleri olmak üzere Galatasaray savunma çizgisi Gift Orban’ı ihmal edince maç skorda değil belki ama tedirginlik düzeyinde dengeye geldi denebilir. Yine de 75’ten sonra orta alandaki baskıyı sertleştirip Amed’i kendi alanından çıkamaz hale getiren Galatasaray önce ‘gerginlik dengesi’ni bozdu ardından Orban golüne nazire niteliğinde bir Barış Alper Yılmaz kafa vuruşunun ardından uzatmada bir gol daha yemiş olsa da maçı galibiyetle tamamladı. Ligde ‘vazgeçilmez oyuncuları’ olmasa bile kolay kolay problem yaşamayacağını gösteren Galatasaray en yakın rakibini oyunda rahat olmasa da puanda geçmeyi başardı. (FANATİK)
Mert Aydın: “Öyle bir hücum gücü var ki…” | Önce şunu söyleyelim. Amed çok doğru bir planlamayla, doğru bir takım mühendisliğiyle oluşturulmuş. Takımın başında da bana göre ligimizin en iyi 3-4 hocasından birisi var. Besnik Hasi bildiğiniz büyük takım hocası. Kimle oynarsa oynasın büyük takım karakteristiği gösteriyor.
Galatasaray’da ise tabii ki Osimhen’in yokluğu sıkıntı. Özellikle fiziksel boşluğu doldurulamıyor Nijeryalı’nın. Ama onun skor katkısını sağlayan bir isim var. O da Batrakov. Rus futbolcu dün yine sahnedeydi. Şapkadan tavşan çıkarttı adeta. Ancak üçüncü gol, Galatasaray o sırada hak etmediği bir 3 fark getirdi. Rehavet, Amed’in yeniden doğuşunu başlattı.
Şampiyonlar Ligi arkası sert bir rakiple oynamak zordu. 3-0’dan sonra Amed’in dönüşü de sıkıntı vericiydi. Ama şöyle bir şey var. Galatasaray’da öyle bir hücum gücü var ki! Baskıyı kurabildikleri anda pozisyon üretebiliyorlar. Barış Alper de takımını yeniden rahatlattı.
Leao’nun sakatlanışı yine tartışma yaratacaktır. Ancak Amed’in performansını da ayakta alkışlamalı diye düşünüyorum. (MİLLİYET)
Serkan Akcan: “Tarlada altın buldu” | Galatasaray için Osimhen’in olmadığı bir maçı kazanmak 3 puanın çok ötesinde. Nijeryalı’nın yokluğunda Barış Alper’i en uçta oynatmak her zaman iyi sonuç vermeyebiliyor. Sporting ve Trabzon maçlarının izleri henüz silinmemişken, Okan Buruk Ali Sami Yen’in tarlaya dönmüş zemininde Amed’e karşı yine Barış ile oynamayı tercih etti. Bu tercihin işe yaradığını söylemek zor ama Leao’nun sol forvette yarattığı fark tüm açığı kapattı. Portekizli forvet bozuk zemine rağmen aldığı her topu doğrudan kaleye taşımak istedi. Kafasında sadece kalenin olması Galatasaray’ın dün gece en büyük avantajıydı. Batrakov bazı hızlı hücumlarda topu Yunus’a değil Leao’ya verse, belki Portekizli devre biterken iki gol atmış olacaktı. Bu zemin meselesi Galatasaray’ın başını çok yakacağa benziyor. Dün de Leao arka adalesinden sakatlanıp çıktı. Galatasaray Yönetimi’nin bugünden tezi yok bu zemin işini düzeltmesi şart. Leao’nun çıkışıyla Deniz santrfora girdi, Barış sola geçti. Barış santrforda ne kadar kötüyse, sol kanatta o kadar etkili bir maç çıkardı.
Farkı açtı
Amed ligin en hızlı hücum eden takımlarından. Ön alan baskısını da yüksek şiddette yapabiliyorlardı. Ama Besnik Hasi, santrforda Diagne’yi kullandı, merkezde Gökhan Gül’ü oynatıp Lutin, Khalil ve Sor’u kenarda tutunca, sezonun en kötü ilk yarılarından birini çıkardı. Okan Buruk’un, formda meslektaşı Hasi’ye karşı stoperde Sanchez ile Jakobs’u kullanması Galatasaray’ı defansif olarak çok rahatlattı. Diagne’nin yanında konumlanıp sol forvete devrilerek kendine alan arayan Orban topla her buluştuğunda, Sanchez orta sahaya kadar çıkıp rakibine fiziksel üstünlük sağladı. Zaten önde Diagne ile oynamak Amed’i fabrika ayarlarından uzaklaştıran en önemli tercihti. Diagne ve Gökhan Gül çıkıp Ali Turap ile Sor girince, Amed fabrika ayarlarına dönmüş oldu. Oyunu dengeledi, pozisyonlar buldu, maçı 3-0’dan 3-2’ye getirdi. Bu kadar kötü bir zeminde kaliteli bir futbol izlemek zordur ama heyecan dolu bir bir ikinci yarı izledik. Galatasaray iyi oynamadığı bir maçı hem de böylesi bir zeminde kazanarak zirvede farkı açtı. (FANATİK)
